Bozcaada Bağcılık-Şarapçılık

Bozcaada'da Bağcılık ve Şarapçılık

Bozcaada Bağcılık-Şarapçılık

Bağcılık ve şarapçılık, 3000 yıllık  birikimiyle  adanın geçmişten günümüze ulaşan mirası. M.Ö 5. yy'da basılan Tenedos sikkelerinin üzerinde yer alan üzüm salkımları, Homeros’un İlyada'sından Evliya Çelebi'nin seyahatnamesine kadar Bozcaada şaraplarından bahseden birçok eski kaynak, bu köklü geleneğin günümüze taşınmış izlerinden.

Stratejik konumu sebebiyle yüzyıllar boyunca üzerinde egemenlik mücadelesi yapılan Bozcaada, farklı dönemlerde farklı kültürlere tanıklık etmiş. Ama hepsinin ortak noktası bağlarla kurdukları yakın ilişkiler olmuş. Çünkü doğanın bu küçük Ege adasına armağanı olan kuzeyden esen rüzgarlar, adayı bağcılık yapmak için ideal bir ortam haline getiriyor. Sanki adanın kendine özgü iklimi ve toprak yapısı yine kendine en uygun bitkiyi seçmiş ve onu yüzyıllar öncesinden günümüze kadar taşımış.

Ada coğrafyasının neredeyse yarısı bağlarla kaplı. Her mevsim başka bir görünüme bürünen bağlar ve onları bekleyen bağ evleri ada panoramasının zenginlikleri.

Adaya özgü dört üzüm türünden bahsetmek mümkün. Kırmızı olarak Kuntra ve Karalahna, beyaz olarak Çavuş ve Vasilaki. Çavuş üzümünün ismi nerdeyse Bozcaada ile özdeşleşmiş ve en lezzetli örneklerini veriyor adada. Son yıllarda Cabernet Sauvignon, Merlot, Syrah gibi yabancı uyruklu üzüm çeşitleri de yetiştirilmeye başlanmış ve adanın coğrafi yapısına uyum sağladıkları görülmüş.
Geleneksel bağcılığın dışında telli ve yüksek sistem bağlarda yine son yıllarda tercih edilen yöntemlerden. Ada bağlarında sulama yapılmıyor ve organik bağcılığa çok yakın bir düzeyde koruma uygulanıyor.

Bozcaada'da Şarapçılık

Bozcaada ŞarapçılıkAda halkının yüzyıllardan beri bağcılık yaptığı biliniyor. Üzümün yetiştiği yerde şarapçılığın gelişmemesi düşünülemez. Bozcaada’da şarapçılık uzun yıllar sadece Rumlar tarafından yapılmış. Türklerin, dinsel sebeplerle uzak durdukları şarap üretim işine, 1925 yılından itibaren girdikleri görülüyor. 1960-80 yılları bu köklü ada geleneğinin zirvede olduğu dönem. Bu yıllarda adada 13 şarap imalathanesi bulunuyor. 80’ li yıllardan itibaren başlayan gerileme, devlet yardımının yapıldığı 1998 yılına kadar sürüyor. Bu tarihten itibaren tesislerin modernleşmesi, kaliteli üzüm çeşitlerinin yetiştirilmeye başlanması, markalaşma yolunda atılan adımlar, Bozcaada şarapçılığının eski günlerine dönüşünü müjdeliyor sanki.

Bağcılık ve şarapcılık adada sürekli konuşulan konuların başında. Küçük yaşlarda öğrenilmeye başlanıyor bağ işleri ve yetişkin olup da nasıl şarap yapıldığını bilmeyen yok gibi adada. Yılın 12 ayı özenle bakım gerektiriyor bağlar. Çünkü iyi şarap için iyi üzüm yetiştirmek gerekiyor.

Bahar çiçeklerinin etrafı sarmasıyla birlikte ilk yeşermeye başlayan kütükler, yaz boyunca olgunlaşan üzümlerin iştah kabartan duruşları, sonbahara doğru etrafı saran bağbozumu heyecanı, feribota ve fabrikalara yetiştirilen kasa kasa üzümler, ada sokaklarını dolduran keskin kokusu ve bir kadehte son bulan yolculuğu...Bir ada şarabı içerken alacağınız keyif, lezzetinin ötesinde işte bu hikayenin canlı tanığı olmanızdan kaynaklanıyor.